Breaking Dawn-Şafak Vakti Türkçe Çeviri Bölüm 29 (Kusurlu)

Aşağa gitmek

Breaking Dawn-Şafak Vakti Türkçe Çeviri Bölüm 29 (Kusurlu)

Mesaj tarafından ilaydædward Bir Cuma Tem. 23, 2010 8:54 pm

 
Breaking Dawn-Şafak Vakti Türkçe Çeviri Bölüm 29 (Kusurlu)

Tüm gece boyunca oturduk-keder ve dehşet heykelleri gibi. Ve Alice geri dönmedi.Hepimiz limitimizdeydik-çılgın ve kesinlikle hareketsiz.Carlisle her şeyi Jacob’a açıklamak için dudaklarını zar zor kımıldatabildi.Tekrar anlatmak bunu daha kötü yapıyor gibi gözüküyordu ( Alice Volturi’nin geleceğini görüyor ve Jasper’la birlikte gidiyor burada bunu kastediyor).Emmett bile sessizliğini korudu,hala olduğu gibi. Güneşin doğuşuna kadar değildi, Reneasmee’nin yakında ellerimde kımıldayacağını biliyordum.İlk kez neyin Alice’in uzaklaşmasına neden olabileceğini düşündüm.Kızımın merakıyla yüzleşmeden önce daha çok şey bilmeyi dilerdim-bazı cevaplar için.Küçük,küçücük bir umutla onun gerçeği bilip dehşete düşmemesi için gülümsedim.Yüzüm tüm gece boyunca taktığım maskeyi düzenli olarak hissediyordu.Artık gülümseyebileceğimden emin değildim. Jacob köşede horulduyordu,yerdeki dağ gibi post,endişelice uykusunda seğiriyordu.Sam her şeyi biliyordu-kurtlar kendilerini neler geldiğine hazırlıyorlardı.Bu hazırlanma hiçbir şey yapamayabilirdi ancak onları ailemin kalanı ile öldürebilirdi. Güneş ışınları arka pencerelerden kırıldı ,Edward ‘ın teninde parladı.Gözlerim Alice gittiğinden beri Edward’ınkilerden ayrılmamıştı.Tüm gece birbirimize baktık,ikimizin de bir diğerini kaybederse yaşayamayacağını bilerek.Bu düşüncemi onun acı çeken gözlerinde gördüm ve güneş tenime dokundu. Kaşları azıcık hareket etti,daha sonra da dudakları.”Alice” dedi. Sesi buz gibiyken aynı zamanda da eritiyordu.Hepimiz biraz hareket ettik,yumuşadık.Tekrar hareket ettik. “ Uzun zaman önce gitti” diye fısıldadı Rosalie,şaşırmış bir biçimde. “Nerede olabilir ? “ Emmett düşündü,kapıya doğru bir adım atarak. Esme elini koluna koydu.”Rahatsız etmek istemeyiz…” “Hiç bu kadar uzun süre gitmedi”dedi Edward.Yeni endişesi yüzündeki maskeyi parçaladı.Yüzü yeniden canlıydı,gözleri yeni korkudan ötürü boştu,daha panik şekilde.”Carlisle önleyici bir şeyler düşünmüyor musun ? Alice’in onlar buraya birini bakmak için yollamışsa görebilmek için zamanı oldu mu ? “ Aro’nun transparan yüzü kafamda belirdi.Aro Alice’in aklının her köşesini gördü,yapabileceği her şeyi. Emmett , Jacob ‘ın onun ayağına eğilip hırlamasına sebep olacak kadar yüksek sesle küfretti.Hırlaması avluda yankılandı.Ailemin hala hareket bulanıklılığı vardı. Kapıdan çıkarken Jacob’a “Reneasmee ile kal ! “ diye bağırdım. Onların geri kalanından hala güçlüydüm ve bu gücü kendimi ileriye itmek için kullandım.Birkaç zıplamada Esme’ye yetiştim ve Rosalie ye de birkaç daha uzun adımda.Edward ve Carlisle ın arkasına gelinceye kadar sık ormanda koştum. “Onu şaşırtabilirler mi ?” Carlisle sordu sesi hızlı koşmaktan çok hareketsiz biçimde oturduğundaki gibiydi. “Nasıl olduğunu anlamıyorum”Edward cevapladı.”Ama Aro onun herkesten daha iyi olduğunu biliyor.Benden de iyi olduğunu.” “Bu bir tuzak mı ? “ Emmett arkamızdan sordu. “Belki”dedi Edward.”Koku yok ama Alice ve Jasper…Nereye gidiyorlardı?” Alice ve Jasper’ın izi boş bir yayda dönüyordu( burada belli olmadıgını anlatmaya çalışmış İngilizcesini de yazıyorum ( Alice and Jasper’s trail was curling into a wide arc ) ,evin doğusundan uzayıp,nehrin diğer tarafında vebirkaç mil sonra tekrar batıda…Altımızda bir saniye içinde nehiri geçtik.Edward en başta koşuyordu,tamamiyle konsantre olmuş biçimde. “Kokuyu yakaladın mı ? “ Esme nehiri ikinci kez atlamamızdan biraz sonra sordu.En uzaktaydı,av partisinin en uzak sol köşesinde.Güneydoğuya doğru hareket etti. “Ana izi tutun – hemen hemen Quileute sınırındayız.”Edward kısaca emir verdi.”Birlikte kalın.Onların kuzeye mi güneye mi döndüğünü anlayın.” Anlaşmaya diğerleri kadar alışkın değildim ama kurtların kokusunu doğudan gelen esintiyle aldım.Edward ve Carlisle yavaşladılar,kafaları bir yandan öbür yana hareket etti, dönmek için izi bekleyerek. Kurt kokusu daha güçlü olmaya başlamıştı,Edward’ın kafası yukarı kalktı , durdu.Kalanımızda da durdu. “Sam ? “ Edward düz bir sesle sordu. “ Bu da ne ? “ Sam yaklaşık 100 yard uzaklıktan ağaçların arasından insan formunda yanında iki büyük kurt – Paul ve Jared ile bize doğru hızlıca geldi.Sam’in bize ulaşması biraz sürdü,onun insan ilerleme hızı beni sabırsızlandı.Neler olduğunu hakkında düşünmek için zaman istemiyordum.Harekette olmak,bir şeyler yapıyor olmak istiyordum.Kollarımı Alice in çevresinde hissetmek istiyordum şüpheden öte emniyette olduğunu bilmek için. Edward’ın yüzünün Sam’in ne düşündüğünü okuduktan sonra beyaza döndüğünü gördüm.Sam onu görmezden geldi,Carlisle ‘a direkt olarak baktı,yürümeyi kesti ve konuşmaya başladı. “Geceyarısından sonra Alice ve Jasper bu alana okyanusu geçmek için izin istemeye geldi.Onlara izin verdim ve kıyıya kadar eşlik ettim.Hemen suya girdiler ve dönmediler.Kıyıya giderken bunu çok önemli olduğunu ve sizinle konuşana kadar Jacob’a hiçbir şey söylemememi istedi.Sizin onu aramak için buramaya gelmenizi ve bu notu size vermek için bekledim.Onun dediğini yapmamı hepimizin hayatının buna bağlı olduğunu söyledi.
avatar
ilaydædward
İnsan
İnsan

Mesaj Sayısı : 214
Reputation : 1
Kayıt tarihi : 13/07/10

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz